Büyük prodüksiyonlara gerek duymayan sanatçıları tebrik etme zamanı gelmedi mi?


Karantinada olduğumuz ve sosyal mesafeyi koruduğumuz bu zamanlarda, sanat dünyası için: yüksek bütçeli prodüksiyonlara ya da pahalı malzemelere gerek duymayan sanatçıları tebrik etme zamanı gelmedi mi?


Alçak Gönüllü Sanatçıları Övme Zamanı Geldi

Yazının orijinaline https://hyperallergic.com/553747/let-us-now-praise-humble-artists/ linki aracılığı ile ulaşılabilir. İngilizce’den Türkçe’ye çevirilmiştir.


John Yau  11 Nisan , 2020

Richard Van Buren, “İsimsiz” (2020), Kağıt üzerine mürekkep, 27×35 cm (bütün görseller sanatçıya ve Garth Greenan Gallery’ye aittir.)

Yüksek bulaşıcılık oranına sahip bir hastalık sebebi ile gerçekleşen, ülke çapında uygulanan bir karantina sonucu sanat imalatçıları ve atölye asistanları ‘gerekli olmayan çalışan’ ilan edildiğinde ne olur?

Şehir içinde seyahat edemeyen atölye asistanları ‘işlerini yapmak için’, bir sanat yıldızının şaheseri olan dolgun kırmızı dudakları, çelik gri köpek yavrularını ya da bir atın topuğunu boyayamazsa ne olur?

Üretim sürecindeki bu duraklama, girişimci sanatçılar artık sanat eseri üretmeye devam edemeyecek mi demek?

Texas Valisi Dan Patrick’e göre, yaşlı insanlar ekonomiyi kurtarmak adına ölmeye gönüllü olmalı. Glenn Beck, Sean Hannity, Rush Limbaugh ve diğer para babası uzmanlarla birlikte yorumcular, Patrick’e katılıyorlar tabi. Ekonomiyi ayakta tutmalıyız diye şakıyorlar. Sizce de dahi sanatçılar harika sanat eserleri üretmeye devam edebilsin diye
-yaşları ne olursa olsun- atölye asistanları ve imalatçılar kendileri feda etmeye devam etmesin mi? Onlarda yüzde birlik kesimin portfolyosunun çok önemli bir kısmı olan sanat dünyasının ekonomisini kurtarmak istemezler mi?


Geçen hafta Richard Van Buren bana Maine’de karantida iken çizdiği tükenmez kalem desenlerine ait fotoğraflardan birkaçını attı. Heykelleri üzerine birçok kere yazı yazdığım Van Buren’in daha önce hiçbir resmini gördüğümü hatırlamıyordum. Büyük ihtimalle, hiçbir galeri sergilemediği için. Eğer öyleyse bunu ona sormalıyım.

Van Buren’in çizimleri boyut olarak oldukça mütevazi – bana bir email’in de söylediği üzere- boyutları 27 ile 35 cm ölçülerinde. Bu durum bana sanat dünyasının uzun süredir ihmal ettiği bir sorunu hatırlatıyor.

Richard Van Buren, “İsimsiz” (2020), Kağıt üzerine mürekkep, 25×35 cm

1980’lerde yükselen ilgi sayesinde koleksiyonerler, eleştirmenler, mega-galeriler ve müzeler; geniş şirket lobileri ve McKonak’lar için -asla adı geçmeyen stüdyo asistanları ve imalatçılar tarafından- oluşturulmuş materyalist bir aşırılığı kutlayan devasa eserleri seve seve kabul etti. Kapitalizmi eleştirdiğini söylerken girişimcilik örneği sergileyen bu eserler, isimli markaların üretim hattının son halkaları idi.

Öyle gözüküyor ki, bir şeyi temiz ve etkili yapabilmek için başkalarını tutarak, -fikrin kendisinin arzulanan bir şey haline geldiği-, başarısı kanıtlanmış bir yönteme bel bağlamak kavramsal bir sanatçı olmak için yeterli.

Ivy League eğitimi almış birçok eleştirmen, görevli eğitimci ve büyük şirketler bu türden sanatın Duchamp’ın fikirleri altında doğmuş olduğunu iddia etse de, ben bunu Duchamp’a ihanet olarak görüyorum. 

Sonuçta Duchamp, imzası olabilecek bir stil geliştirmedi. Pisuvarı başka malzemelerden yeniden üretmedi veya ‘’en son üretilen 100 hazır nesneyi’ izleyicilerin beğenisine sunmadı. Üretimleri bir yere bağımlı veya seri üretim veriminde değildi.


‘’Yetkin (Bachelor) Makina’’ tanımlamasını kendisi ortaya atmış olsa bile, mirasçıları gibi, o da asla sabit bir sanat üretim makinası haline gelmedi. Zevksiz (kitsch) tüketici ürünlerini sıralı raflara yerleştirip tüketimi eleştirdiğini iddia etmedi. Blah, blah, blah gibi kelimeleri pastel yağlı renkler aralığındaki bir renk şemasını kullanarak boyamamıştı.

Meksika’daki yemek tırlarından çadırlar almak gibi yüksek prodüksiyon değeri ve arkaplan hikayelerine yanıp biten hiyerarşik sanat dünyası, çoğu zaman bir resmi ciddiye almıyor. Şiir gibi: görünüşte bir başkasının da yapabileceği şeyleri yapabilen kimseleri neden umursayasın ki? Bir çizim ne işe yarar ki zaten?

Van Buren’in çizimleri sanat dünyasının problem olarak göreceği şekilde mütevazi.

Richard Van Buren, “İsimsiz” (2020), Kağıt üzerine mürekkep, 25×32 cm

Yahudi Müzesi’ndeki retrospektifinden sonra, Philip Guston resim yapmayı bıraktı ve sadece çizim yaptı. Resimlerinde bir çıkmaza girdi ve daha sonrasında ne yapacağını bilmiyordu. Ona artık hiçbir haz vermeyen soyutlamalara devam mı etmeliydi yoksa başka bir şeyler mi yapmalıydı?


Yaklaşık iki yıl kadar, birbirinden uyumsuz bir üretim süreci izledi: bir yandan kitaplar, buhar esintileri, arabalar, eller ve bulutlar gibi sıradan şeylerin tasvirleri ve diğer yandan da ‘’saf’’ olarak adlandırdığı diğer çizimleri vardı.

Çizimlerin her iki grubu içinde, Guston üretmek için sadece tek bir çizgi kullanıyordu.

Guston’un kariyerinin bu çok önemli kısmına çok fazla dikkat çekilse de, soyutlamadan çizgi roman figürlere geçtiğinde, çizime olan düşkünlüğü hiçbir zaman doğru bağlamda anlaşılmadı.

Çizim Guston’un düşüncelerinin bir kaydıydı: Kavramsal bir fikir olmayan, onu bir yerden başka bir yere taşıyan, sayfadaki bir iz gibi. Muntazam teorik arka plana yaslanarak, ‘’doğru’’ tarzda yapılan sanata karşı olan ısrarlı inancı sayesinde, Guston her şeyi yanlış yapmıştı.

‘’Yazarın ölümü’’, çizim yapmayı bir sanatçının gündelik pratiği olarak kabul etmek için yeteri kadar büyük bir fikir değil. Mekanik yeniden üretimin zaferini ve Andy Warhol’u baş tacı edip herkesin onun kulübüne dahil olması gerektiğine inandığımızda, Guston ve çizimlerine yer kalmaz.

Resmin ölümünü kuvvetli bir şekilde sanki çoktan kararlaştırılmış (fait accompli) bir şekilde savunan eleştirmenlerin Guston hakkında derinlemesine yazdığını düşünmüyorum.

Bu şekildeki fikirlerin belirgin hale geldiği (manifest) sanatçı çizimleri, ciddiye alınmayacak kadar değersiz mi? Diğer herkesin görsel araştırmalarını göz ardı etmek pahasına sadece Pablo Picasso ve Jasper Johns’un çizimlerine mi bakmamız gerekiyor?
Sanat sadece yaratıcı görkemin varlığı altında kalmak için mi bakarız? Eğlenmek için midir? Yoksa, kendimize dönüp bakmak için mi?
Bu heyecan da ne böyle?

Richard Van Buren, “İsimsiz” (2020), Kağıt üzerine mürekkep, 23×35 cm

Paul Klee’nin yazdığı gibi: ‘’Bir çizim basitçe, yürüyüşe çıkan bir çizgidir.”

Galiba, karantina ve sosyal mesafeli zamanlarda sanat dünyası, büyük prodüksiyonlara ve pahalı materyallere gerek duymayıp, odalarından bile çıkmaya gerek kalmadan yürüyüşe çıkan sanatçıları kutlamayı düşünmeli.

Sanırım artık Henry Ford’un başkasına bağımlılık estetiğinin son mirasçısı olan ve kendi markalarına övgü yığmaya devam eden güvenilir üreticilerle çalışan sanatçılar yerine bir çizgiyi yürüyüşe çıkartan sanatçıları methetmeye başlayabiliriz.

Belkide bir fuardan diğerine taşınırken veya üretilirken arkalarında devasa bir karbon ayak izi bırakmayan -kurşun kalem, füzen, pastel veya mürekkep gibi- basit malzemeleri kullanan sanatçıların işlerini dikkate alma zamanımız gelmiştir.

Böyle durumlarda William Carlos Williams’in “Asphodel, O Yeşil Çiçek” adlı şiirinden dizeler akla geliyor:

Kalbim canlanıyor
seni
ve birçok kişiyi
ilgilendiren
haberleri iletirken. Neyin
yeni olarak geçtiğine bak
burada değilde
hor görülen şiirlerde bulacaksın
şiirlerden
haberleri almak zordur
yinede burada bulunan şeylerin
eksikliği için sefil bir şekilde
her gün birçok kişi ölüyor.*

Sanırım artık çizimlere baktığımızda neyin yeni olarak kabul edildiğine değilde, orada bulunabilecek şeylere doğru bakmamızın zamanı gelmiştir.

Sanırım orası, bize dünya hakkındaki bütün iyi olan şeyleri -kusursuz parlak yüzeyi ile- aktaran en son selfie durağına kıyasla, haberleri bulabileceğimiz yer olacaktır.

—————————————————————————————————————-

*My heart rouses

thinking to bring you news

of something
that concerns you

and concerns many men.  Look at

what passes for the new.

You will not find it there but in

despised poems.

It is difficult

to get the news from poems

yet men die miserably every day

for lack

of what is found there.




Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir